Rüzgar Enerjisi

30 Nisan 2011

Rüzgar Türbinleri Dişli Kutularından Kurtuluyor

Yazar: Eşref DENİZ, Kategori: Rüzgar Enerjisi

rüzgar türbinleri dişli kutusundan kurtuluyor

Rüzgar türbini üreticileri türbinlerde en çok problem çıkartan parça olan dişli kutusunu devreden çıkartmanın yollarını arıyorlar. Hem Siemens hem de GE dişli kutusu olmayan doğrudan tahrikli (direct – drive) rüzgar türbinlerinin araştırma – geliştirmesine yatırım yapıyorlar. Rüzgar türbin endüstrisinin devleri yıllardır endüstri standardı olan dişli kutuları ve generatörlerini güvenilirliğini arttırmak, maliyetleri düşürmek için terk etmenin yollarını arıyorlar.

Siemens geleneksel yüksek hızlı generatörünün yerine düşük hızlı generatör kullandığı ve böylece dişli kutusu gereksinimini ortadan kaldırdığı doğrudan tahrikli ·3 MW’lık rüzgar türbinini piyasaya sürdü. GE de off – shore uygulamalarında kullanılmak üzere 4 MW’lık doğrudan tahrikli rüzgar türbininin geliştirilmesi için 340 milyon Avroluk bir yatırım kararı aldı.

16 Kasım 2010

Hidrostatik Tahrikli Rüzgar Türbini

Yazar: Eşref DENİZ, Kategori: Rüzgar Enerjisi

Alman rüzgar türbin üreticisi Nordwind firması dağıtılmış (şebeke bağlantısı olmayan) rüzgar enerjisi alanında iki kanatlı, hidrostatik tahrikli ve senkron (enerji akışını şebekeden bağımsız olarak stabilize edebilen) rüzgar türbiniyle lider kuruluş olma amacı taşımaktadır. Şebekeye bağlantısı olmayan uygulamalara odaklanılacak olsa da rüzgar türbinleri şebekeye paralel uygulamalarda da kullanılabilecektir.

Hidrostatik tahrikli Nordwind rüzgar türbinleri dişli kutusu ve asenkron generatöre sahip klasik üç kanatlı rüzgar türbinlerden farklıdır. Şirket yetkilileri iki kanatlı hidrostatik rüzgar türbininin bir çok üstünlüğe sahip olduğuna ve piyasada tanındıkça yüksek satış miktarlarına ulaşacağına inanmaktadır.
iki kanatlı rüzgar türbini

08 Şubat 2010

Rüzgar Türbin Kurulumları 2009'da Patladı

Yazar: Eşref DENİZ, Kategori: Rüzgar Enerjisi

Global Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Şubat'ın ilk haftası yaptığı açıklamada 2009 yılında dünya çapında 37.5 GW rüzgar türbin kurulumu yapıldığını, bu rakamın da bir önceki yıla göre %31’lik bir artışa denk geldiğini açıkladı. Böylece dünyanın toplam kurulu rüzgar gücü toplamda 157.9 GW oldu. 2009 yılında rüzgar gücü stokuna eklenen 37.5 GW’ın üçte biri Çin’de üretildi. Çin bir önceki yıla göre rüzgar kurulu gücünü %100 arttırdı. Dünya rüzgar enerjisi piyasasındaki gelişimin motoru yine Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika kıtaları oldu. Bu üç kıtada 2009 yılında toplam 30 GWIn üzerinde rüzgar enerjisi kurulumu gerçekleştirildi.

GWEC genel sekreteri Steve Sawyer; “Global ölçekte hissedilen finansal ve ekonomik krize rağmen rüzgar enerjisindeki hızlı büyümenin devam etmesi temiz, güvenilir ve kurulumu kolay olan teknolojinin doğasında olan çekiciliğe duyulan inançtan kaynaklanmaktadır. Rüzgar türbinleri dünyanın dört bir yanında bir çok ülkenin enerji üretim tercihi haline gelmiştir. Kopenhag Çevre Zirvesi karbon piyasalarında global bir fiyatın oluşturulmasında bize yardımcı olmasa da ana piyasalarımızdaki ulusal enerji politikalarına ve yenilenebilir enerjiye öncelik veren yönetimlerin ekonomiyi canlandırma faaliyetlerine bağlı olarak rüzgar enerji büyümesine devam ediyor”.

14 Temmuz 2009

Rüzgardan Elektrik Üretimi

Yazar: Eşref DENİZ, Kategori: Rüzgar Enerjisi

Rüzgarın bir enerji kaynağı olarak kullanılması 20.yy’ın en önemli buluşlarından birisiydi. Buhar makinelerinin ve takiben fosil yakıtları enerjiye çeviren diğer teknolojilerin yoğun olarak kullanılması, rüzgardan elektrik üreten sistemlerin hiçbir zaman ciddi bir şekilde kullanım alanı bulamayacak oyuncaklar gibi görünmesine yol açmıştı. 1950’lü yılların ortasından itibaren durum bu şekildeydi. 1960’lı yılların sonuna doğru bu durum rüzgardan elektrik üreten sistemlerin lehine biraz değişir gibi görünmesine rağmen, rüzgar türbinleri ciddi anlamda sahneye çıkabilmek için 1990’lü yılları beklemek zorunda kaldı.

Ne olduğunu tam olarak anlayabilmek için rüzgardan elektrik üretimi tarihine yöne veren 5 önemli faktöre göz atmakta fayda var. Dünyanın fosil yakıt rezervlerinin bitmekte olduğunun ve bu yakıtları enerji üretiminde kullanmanın zarar verici etkilerinin farkına çarpıcı bir şekilde varılması bir çok insanı alternatif enerji kaynakları arayışına itti. İkinci faktör potansiyelle ilgilidir. Rüzgar dünyanın her tarafında esmektedir ve bazı bölgelerde ciddi enerji yoğunluğu vardır. Rüzgar enerjisi geçmişte mekanik enerji kaynağı olarak ve taşımacılıkta da yoğun bir şekilde kullanıldı. Bu kaynaktan yeniden faydalanmak akla uygun görünmektedir. Üçüncü olarak rüzgardan elektrik üretimine ulaşmak için yeterli bilgi birikimine ulaşılmıştı. Kuşkusuz ki rüzgar enerjisinde bu teknoloji birikiminin büyük bir kısmı farklı alanlarda farklı amaçlara ulaşmak için geliştirilmiştir. Fakat rüzgar türbinlerine uygulanabilir olmaları bu alandaki devrimsel gelişmelerin önünü açmıştır.

site ekle Enerji Siteleri