Elektrik üretimi için yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi politikalarının tamamında bulunması mutlaka gereken iki asgari özellik şunlardır: 

  • Elektrik şebekesine girişi
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımın kara geçmesini sağlayacak bir ödeme sistemi

Bu iki özellik yenilenebilir enerji teşvik desteklerinin (devlet hibelerinin) en önemli iki bileşenidir. Birisi olmadan diğer rüzgar ve güneş enerjisi gibi sistemlerin hibe ve diğer desteklerle gelişmesini sağlanamaz. AB’de uygulanan şebekeye satış ve ABD’de yaygın olan yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği satın alma zorunluluklarının başarısı bu iki şartın uygulanmasıyla yakalanmıştır.

Örneğin ABD’de PURPA (1978’de uygulanmaya başlanan Elektrik Şebekesi Yönetmeliği) üreticilerin elektrik şebekesine girişlerini kolaylaştırırken gelişmekte olan üretim tesislerine karşı negatif ayrımcılığı önlemekteydi. PURPA’nın uygulandığı zamanlarda ABD’de karlı vergi indirimleri uygulanmaktaydı. Fakat bütün bu avantajlara rağmen serbest üreticiler yeterince gelişemedi ve köklü elektrik üreticilerine karşı başarıyla rekabet edecek yeterliliğe ulaşamadılar.

Yenilenebilir enerji sistemlerinin asıl gelişimi Kaliforniya Federal yönetiminin eyaletin özel sektöre ait elektrik şebeke şirketlerini rüzgar çiftlikleriyle standartlaşmış kontratlar yapmaya zorlamasıyla başlar. Dört no.lu Standart olarak bilinen sözleşmeyle uygulanan tarifeler rüzgar enerjisi yatırımlarının patlamasına yol açmıştır.

Almanya’da 1991 yılında uygulanmaya başlanan yenilenebilir enerji kaynakları teşvik yasası StrEG de iki önemli özelliği yani şebekeye giriş ve fiyatlandırmayı bünyesinde barındırıyordu. Şebekeyi besleme (feed-in) bu yasayla literatüre girdi. Bu yüzden bu yasa ve ardılları “şebekeyi besleme yasaları” olarak anıldı. StrEG ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriğin birim fiyatını da belirledi.

Almanya’nın diğer önemli yenilenebilir enerji kaynakları teşvik yasası Erneuerbare Energien Gesetz (EEG 2000 – 2004) daha hemen giriş bölümünde yasanın amacının sadece şebekeye girişi sağlamak değil aynı zamanda şebekeye girişi teşvik etmek olduğunu belirtir. Alman EEG yasası resmi olarak elektrik enerjisi üretiminde “yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik belgesi” olarak bilinir. EEG ya da Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası yenilenebilir enerji sistemlerinden üretilen elektriğin fiyatlandırılması ile ilgili maddelerle devam eder.

İngiliz Yenilenebilir Enerji Yasası da şebekeye girişi serbest hale getirir ve rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği fiyatlandırır. Ayrıca sertifika alış verişine izin vererek yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin toptan ticaretine olanak sağlar.

Şebekeye girişin her katılımcı için eşit şartlarda olması, bürokratik işlemlerin maliyetli ve zahmetli olmaması ve fiyatlandırmanın yeterli sayıda yatırımcıyı cezp etmeye yetecek oranlarda olması elektrik şebekesine erişim serbestisi ve fiyatlandırma unsurlarının uygulanmasını kolaylaştırıcı etmenlerdir.

Destek tarifelerinden ve parasal hibelerden elde edilen kazançlar yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımın maliyetini yeterli bir kar marjı doğuracak kadar geçmelidir. Aksi taktirde yatırımcı sayısı kısıtlı kalacağı için teşvik mekanizmasının sağlayacağı gelişme yeterli olmayacaktır.

Yenilenebilir enerjiden elektrik üreten sistemler sermaye yoğun oldukları için yatırımların geri dönmesi ve kara geçilmesi için uzun zaman geçmesi gerekir. Bu yüzden yenilenebilir enerji teşvik mekanizmalarının şu unsurları içermesi gerekmektedir:

  • Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine politik ve siyasi bir istek
  • Yenilenebilir enerji kaynakları için bedel ödeme niyeti
  • Yatırımların kazanç sağlaması için politika istikrarı

Yenilenebilir enerji kaynakları ulusal destek politikalarında deneyimli Worldwatch Enstitüsü uzmanı Janet Sawin’e göre başarılı bir teşvik mekanizmasının şu özelliklere sahip olmasını gerekir:

  • Öngörülebilir, uzun dönemli ve tutarlı bir kamusal kararlılık: Bu özellikler piyasada açıklığın sağlanması, yeni yatırımcıların sektöre girmesi ve sanayinin ve piyasaların kalite standartlarına ulaşması için zaman kazandırması bakımından önemlidir.
  • Uygunluk: Doğru tipte desteklere ihtiyaç vardır. Politikalar amaçlarla uyumlu olmalıdır ve kaynak potansiyellerine, lokasyona, teknolojine tipine ve zamanlamaya göre değişim gösterebilmelidir. Desteğinin seviyesinin ne çok yüksek ne de düşük olmaması gerekir.
  • Esneklik: Şartlardaki değişimlere göre düzenli ve önceden planlanmış bir şekilde politikalarda ince ayarlamalar yapılabilmelidir. Yönetimler teşvik mekanizmasının uygulanmasında ortaya çıkan engelleri belirleyebilmeli ve hemen önlem alabilmelidirler. Yenilenebilir enerji teşvikleri ayrıca üretici yatırımcıların devletlerin getirdiği zorunluluklara kolaylıkla uymasını sağlayacak esneklikte olmalıdır.
  • Güvenilir ve uygulanabilir: Eğer yenilenebilir enerji kaynakları teşvik politikaları bu özelliklere sahip değilse riayet edilmeleri için istek de az olacaktır.
  • Açık ve basit: Politikaların anlaşılması, uygulanması ve riayet edilmesi kolay olmalıdır. İzin ve yasal prosedürler mümkün olduğu kadar yalın ve açık olmalıdır.
  • Şeffaflık: Enerji tedarikçileri ve tüketicileri için şeffaflık suiistimallerin önlenmesi açısından önemlidir. Şeffaflık güvenilirliği arttırır ve politikalara bağlılığı yükseltir
site ekle Enerji Siteleri